Psikolog Büşra Ketancı

Hakkımda

Beni yakından tanıyın
Hakkımda
Hakkımda

Hakkımda

Psikolog Büşra Ketancı

 

 

Büşra Ketancı; Okyanus Koleji’ndeki lise eğitiminin ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Ardından, Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programına kabul edilmiştir. Ders dönemini tamamlamasının ardından, Klinik Psikoloji süpervizyon aşamasını; Uzman Klinik Psikolog Sinem Taşyaran Unan süpervizörlüğü eşliğinde tamamlamıştır. İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimine devam ederken; psikolojinin farklı alt dallarına ait yerlerde çok kıymetli stajlar yapmıştır. Toçev’de stajyer psikolog olarak yer alarak, akademik makaleler tarayarak raporlar hazırlama, çocukların yapabileceği çeşitli etkinlikler düzenleme ve aynı zamanda çocukların yazın kamp yapabilmeleri için araştırma yapma gibi faaliyetlere katılım sağlamıştır. Ardından Doğa Koleji’nde; anaokul, ilkokul ve ortaokul kademesinde ki çocukları gözlemleme fırsatı bularak, çocuk ve ergenlerin yaş ve gelişim düzeylerine uygun bazı testler uygulama fırsatı edinmiş ve rehberlik derslerine katılım sağlamıştır. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı’nda ise psikiyatrist ile birlikte seanslara girerek, seans içerisinde yaşanan durumları gözlemlemiş ve bu durumları çok öğretici birer deneyim olarak görmüştür. Aynı zamanda her hafta düzenli olarak poliklinikte gerçekleşen vaka toplantılarına katılarak, birçok farklı vaka ile karşılaşma şansı bulmuştur. Son olarak, Uzman Klinik Psikolog İpek Gökozan ve Uzman Klinik Psikolog İrem Polat’ın ortak kurucuları olduğu Mita Psikoloji de psikolog olarak görev almıştır. Bu süreçte, ebeveynleri bilinçlendirmek amacıyla seminerler vererek, kıymetli ve öğretici bir deneyim kazanmıştır. Son olarak, Harikalar Diyarı Eğitim Kurumları bünyesinde Müdür Yardımcısı, Harika Psikoloji Danışmanlık Merkezinde ise Psikolog görev almıştır.

Şu an, Özel Mediworld Tıp Merkezi kadrosunda yer alarak ergen ve yetişkin danışan kabulüne devam etmektedir.

 

Türk Psikologlar Derneği üyesidir.

 

Çalışma Alanları

 

Ergen ve yetişkin danışanlar ile çalışma alanlarım şunlardır:

Aile Yaşantısındaki Değişiklikler ( Kayıp, ölüm, yas, boşanma, taşınma vb.)

Kardeş Kıskançlığı / Kardeş Çatışması / Kardeş Doğumu

Okula Uyum Süreci

Ebeveyn - Çocuk Arasındaki İletişim Problemleri ( Sınır Koyma, Ödül ve Ceza vb.)

Depresyon

Ders Başarısızlığı

Sınav Kaygısı

Ergenlik Dönemi Ruhsal Sorunları

Kaygı Bozuklukları (Panik Bozukluk, Obsesif Kompülsif Bozukluk, Sosyal Fobi, Performans Kaygısı)

Öfke ile Baş Etme

Stres ile Baş Etme

Aile İçi İletişim Sorunları

Duygusal İlişki Sorunları

İş Yaşamına İlişkin Sorunlar

 

Katıldığım Eğitim ve Atölyeler

 

           Doç. Dr Emel Stroup, Beck Yönelimli Kognitif Terapi Becerileri & Klinik İlk Görüşme Eğitimi.

Doç. Dr Emel Stroup, Beck Yönelimli Kognitif Terapi İlkeleri & Depresyon Eğitimi.

Doç. Dr. Emel Stroup, Beck Yönelimli Kognitif Terapinin Anksiyete Bozuklukları Eğitimi.

Doç. Dr. Emel Stroup, Beck Yönelimli Kognitif Terapinin OKB Tedavisinde Uygulanması.

Doç. Dr. Emel Stroup, OKB'de ERP (Maruz Bırakarak Tepki Önleme)'nin Uygulanması.

Doç. Dr. İrem Erdem Atak ile 2 yıl süren Rorschach ve TAT Eğitimi. (2019)​

     Dr. Öğrt. Üyesi Esra Güven, WÇZÖ IV (Weschler Çocuklar İçin Zeka Ölçeği IV) Eğitimi.

Uzm. Klinik Psikolog İpek Gökozan, Psikoterapide Metafor Kullanımı I ve II Atölye Çalışması.

Uzm. Klinik Psikolog İpek Gökozan, Ebeveynlerimizden Bize Kalan Psikolojik Miras: Bilinçdışı İlişki Örüntülerimiz Atöyle Çalışması.

Uzm. Klinik Psikolog Ferhat Jak İçöz, Varoluşçu Psikoterapilere Giriş I.

Uzm. Psikolog Semih Tezelli / Çocuk Gelişim ve Değerlendirme Testleri.

Uzm. Psikolog Semih Tezelli / Çocuk Resimleri Analizi.

 

 

 

Uyguladığım Testler

 

WÇZÖ IV (Weschler Çocuklar İçin Zeka Ölçeği IV) 

Çocuk Gelişim ve Değerlendirme Testleri (Bir İnsan Çiz Testi, Bir Aile Çiz Testi, Goodenough Testi, Gesell Gelişim Figürleri Testi, Frankfurter Dikkat Testi, Porteus Labirenti, Cateel 2A Zeka Testi, Burdon Dikkat Testi, Moxo d-CPT Dikkat Testi, Ankara Gelişim Envanteri (AGTE), Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Peabody Kelime Anlama Testi, Beier Cümle Tamamlama Testi, Benton Görsel Bellek Testi, Kinder Angst Korku Testi, Sdöt: Öğrenme ve Bellek Testi, Otizm Tarama Ölçeği) MMPI, SCL-R 90 Belirti Tarama Testi, Kısa Semptom Envanteri.

 

 

 

 

 

https://sosyalmedyareklamajansi.net

 

 

 

PROJELER

En son proje çalışmalarımıza göz atın

ÇALIŞMA ALANLARIM

Çalışma alanlarıma göz atın
DepresyonSeçiniz%
Ders Başarısızlığı Seçiniz%
Sınav KaygısıSeçiniz%
Ergenlik Dönemi Ruhsal SorunlarıSeçiniz%
Öfke ile Baş EtmeSeçiniz%
Stres ile Baş EtmeSeçiniz%
Aile İçi İletişim SorunlarıSeçiniz%
Duygusal İlişki SorunlarıSeçiniz%
İş Yaşamına İlişkin SorunlarSeçiniz%
Panik Atak / Panik BozuklukSeçiniz%
Obsesif Kompulsif BozuklukSeçiniz%
Sosyal FobiSeçiniz%
Performans KaygısıSeçiniz%
Aile Yaşantısındaki Değişiklikler ( Kayıp, ölüm, yas, boşanma, taşınma vb.)Seçiniz%
Kardeş Kıskançlığı / Kardeş Çatışması / Kardeş DoğumuSeçiniz%
Tuvalet Eğitimi ve ProblemleriSeçiniz%
Okula Uyum Sağlama Sürecinde Yaşanan SorunlarSeçiniz%
Ebeveyn - Çocuk Arasındaki İletişim Problemleri ( Sınır koyma, Ödül ve Ceza vb.)Seçiniz%

EĞİTİMLER

Eğitim ögrenim hayatım
2020

Okan Üniversitesi

Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı

İstanbul Bilgi Üniversitesi

Psikoloji

2018
2013

Okyanus Koleji

BLOG

En son bloglarıma göz atın
  • 03 Mart 2021, 22:56

    PANDEMİ SONRASI ÇOCUĞUNUZ OKULA DÖNÜŞ KAYGISI MI YAŞIYOR?      Her yıl okulların yeni açılacağı dönemde ...

    PANDEMİ SONRASI ÇOCUĞUNUZ OKULA DÖNÜŞ KAYGISI MI YAŞIYOR?

     

       Her yıl okulların yeni açılacağı dönemde çocuklara ilişkin ortaya çıkabilecek durumlardan bahsedilmektedir. Özellikle okula ilk defa başlayacak olan çocuklarda meydana gelebilecek ayrılık kaygısından bahsedilmektedir. Ancak bu yıl pandemi dolayısıyla çocukların, gençlerin ve anne babalarının ortak olarak hissettiği bir duygu olan kaygı, okulların uzun bir aradan sonra tekrardan açılması ile birlikte çocuklar ve gençler üzerinde etkisi farklı şekillerde gözlemlenebilir. Pandemi dolayısıyla çocuklar uzun bir süredir aile bireyleri ile vakit geçirmeye alıştıklarından dolayı yeniden okula başlıyor olmak ayrılık kaygılarını tetikleyebilir.

       Ebeveynleri olarak çocuklarımıza sürekli olarak, sosyal mesafe kurallarına uymaları gerektiğini, ellerini sık sık yıkamalarını gerektiğini, maske takmaya özen göstermeleri gerektiğini hatırlatarak, anne-baba olarak farkında olmadan çocuklarımıza dış dünyanın ne kadar güvensiz bir yer olduğuna dair ve kendilerini ne kadar koruyabileceklerine dair kaygılarını arttırmaya yönelik söylemlerde bulunabiliriz. Çocuklar, genç ve yetişkin bireyler gibi hissettikleri kaygıyı açıkça ifade etmekte zorlanabilirler. Ancak bu durumda ebeveynler olarak kaygının belirtilerini çocuklar üzerinde gözlemleyebilmek mümkündür. Çocuğunuzda terleme, karın ağrısı, mide bulantısı, hızlı kalp çarpıntısı gibi fiziksel belirtiler gözlemliyorsanız, bu belirtiler çocuğunuzun kaygılı hissettiğine işaret ediyor olabilir. Çocuklar duygularını dile getiremedikleri ve kaygılarını anlamlandıramadıkları için, yaşıtlarına veya anne-babalarına vurma, bağırma, kötü söz söyleme, öfke krizleri geçirme gibi davranışlar gösterebilirler. Ayrıca, okula gitmemek istememe ve anlamlandıramadığınız korkular dile getiriyor olmaları kaygının belirtisi olabilir. Ebeveynler olarak, çocuğunuzun okula gitmek istemediğini, okul ortamından çekindiğini fark ettiğinizde, çocuğunuzun kaygı olup olmadığını, hangi konularda kaygı yaşadığını ve kaygının hangi belirtilerini gösterdiğini anlamaya ve fark etmeye çalışın. Kaygılı durum ve belirtileri anlayabilmenizin yolu çocuğunuzu dikkatli ve ilgili bir şekilde dinlemekten geçmektedir. Çocuğunuzu dinleyerek, onun duygu ve düşüncelerini anlayabilirsiniz. Çocuğunuza böyle bir durumda kaygılanıyor olmanın normal bir duygu olduğunu, herkesin kaygılandığını ancak bununla birlikte baş edebileceğiniz yöntemler oluşturabileceğinizi ifade etmek çocuğunuzun rahatlamasına yardımcı olacaktır. Çocuğunuz ile bu konu hakkında sohbet ederken, kendi kaygınızın olup olmadığını, ne düzeyde kaygı olduğunuzu fark edin. Unutmayın ki; ses tonunuz, jest ve mimikleriniz ve davranışlarınız kaygılı olduğunuzu çocuğunuza yansıtabilir. Bu yüzden anne-baba olarak önce kendi kaygılı ruh halinizi gözden geçirerek sonrasında çocuğumuza yardımcı olmak daha etkili bir yol izlemenize yardımcı olacaktır. Çocuğunuz ile konuşurken daha önce ki yıllarda okulda yapmaktan zevk aldığı faaliyetleri, keyifli anları, arkadaş ilişkilerini, öğretmenleri ile ilişkilerini anımsatmaya yardımcı olacak sorular sormak, çocuğunuzun okul ile ilgili kaygısını azaltmaya yardımcı olabilir. Çocuğunuza okulda alınan güvenlik tedbirlerinden ve korunma yöntemlerinden bahsetmek, okulların açılabildiği gibi özel bir durum olduğu takdirde tekrardan kapanabilme olasılığını ifade etmek, çocuğunuzun okul ile ilgili hayal kırıklığı yaşamasını önleyebilir. Okul dönemi boyunca çocukların kaygılarını, öğretmenleri ile birlikte iş birliği içerisinde olarak takip etmek ve çözüm yolları aramak gerekmektedir. Eğer çocuğunuz veya kendinizin okula başlamak ve okul sürecini olumlu bir şekilde devam ettirebilmek ile ilgili kaygılarınız ile baş etmekte zorlandığınızı düşünüyorsanız, bir profesyonel destek almak adına alanında uzman kişilere başvurulabilirsiniz.

     

     

                                                                                                                                                                           Uzm. Kln. Psk. Büşra Ketancı

  • 05 Şubat 2020, 19:42

    Depresyon Nedir? Gündelik yaşamda hepimiz zaman zaman kendimizi mutsuz, üzgün, çaresiz ve karamsar hissetmişizdir. Yaşadığımız ...

    Depresyon Nedir?

    Gündelik yaşamda hepimiz zaman zaman kendimizi mutsuz, üzgün, çaresiz ve karamsar hissetmişizdir. Yaşadığımız olumsuz olay veya durumlara karşı ruh halimizin de aynı doğrultu da olumsuz bir seyir seyredebilir. Ancak, depresyon bozukluğunun, normal gündelik moral bozukluğundan farkı ise şu şekilde ayırt edilebilir:

    • Kişinin, neredeyse her gün, günün büyük bir bölümünde çökkün, üzüntülü, umutsuz, kendini boşlukta gibi hissetmesi
    • Kişinin, neredeyse her gün, daha önce severek ve isteyerek yaptığı bütün etkinliklere karşı ciddi bir şekilde ilgisinin azalması
    • Kişinin iştahında belirgin değişiklikler; aşırı kilo alma/kilo verme
    • Kişinin uyku düzeninde değişiklikler; aşırı uyuma/ uykusuzluk çekme
    • Kişinin, neredeyse her gün, psikodevinsel kışkırma (ajitasyon) ya da başkaları tarafından gözlenebilecek şekilde yavaşlama hali, dinginlik sağlayamama hali
    • Kişinin, neredeyse her gün, bitkinlik ya da içsel gücünün kalmaması, enerjisinde belirgin bir düşme
    • Kişinin, belirli bir işe odaklanma da ve dikkatini toplama da güçlük çekmesi
    • Yineleyici ölüm düşünceleri / intihar düşünceleri
    • Benlik saygısında düşme / aşırı suçluluk duyguları hissetme

     

    Aynı iki haftalık dönem boyunca, yukarıdaki belirtilerden beşi ya da daha çoğu bulunuyor ise ve işlevsellik düzeyinde (gündelik işlerini aynı rutinde devam ettirememe) belirgin bir değişiklik olmuş ise; depresyon bozuklukları düşünülebilir.

     

     

    Risk Faktörleri Nelerdir?

    • Erken ebeveyn kaybı
    • Madde ve alkol kötü kullanımı
    • Kadın olmak
    • Düşük sosyoekonomik düzey
    • Ayrı yaşama, boşanmış olma
    • İşsizlik
    • Daha önce depresyon belirtilerinin gözlenmiş olması
    • Yakın zamanda önemli yaşam olayları, stres etkenleri
    • Kişilik yapısı
    • Çocukluk döneminde cinsel veya fiziksel kötü davranılma öyküsü
    • Bazı ilaçlar
    • Tıbbi hastalıklar
    • Hormonal değişiklikler

     

     

    Nasıl Tedavi Edilir?

    Depresyon Tedavisi; Bilişsel Davranışçı Terapi ekolü yardımıyla, terapist ve danışan arasında oluşan terapötik ittifak ve işbirliği süreci içerisinde; aktivite planlama ve kendi keşif gibi bazı kongnitif terapi teknikleri kullanılarak tedavi planının oluşturulması amaçlanır. Tedavinin sonlandırılması aşaması için; danışan aynı zorluklarla ve sıkıntılarla tekrar karşılaştığında terapide öğrendiği yeni becerileri kullanıyor olması, danışanın bu becerileri içselleştirerek, otomatik bir biçimde uygulamaya ve hayatının bir parçasına haline getiriyor olması, semptomların azalıyor olması ve klinik anlamda gözlenebilir/ölçülebilir bir biçimde kişinin inanç sistemlerinin, duygu, düşünce ve davranış biçimlerinin değişiyor olması gerekmektedir.

İLETİŞİM

Hizmetlerim hakkında daha detaylı bilgi almak için e-posta, telefon veya iletişim formumuz aracılığı ile rahatlıkla irtibat sağlayabilirsiniz.
WhatsApp